BAĞIMLILIK YAŞAMIMIZI KAMÇILIYOR

bagimlilik

BAĞIMLILIK YAŞAMIMIZI KAMÇILIYOR

     Bağımlılık dendiğinde aklımıza gelenlerin listesi gün geçtikçe uzamakta ve insanı bu bağımlılıklardan ayrı düşünmek neredeyse imkansız bir hal almaktadır. Listeye göz attığımızda karşımıza sigara, uyuşturucu madde, alkol, oyun, sosyal medya, yemek, şans oyunu ve daha birçok bağımlılık türü çıkmaktadır. Bu bağımlılıkların hayatımızda her geçen gün daha fazla yer kaplamasıyla beraber, bağımlılık noktasındaki çocuk ve gençlerin sayısının gözle görülür biçimde artıyor oluşu durumun ciddi boyutlara ulaştığının sinyallerini vermektedir.

Sigara içen, bilgisayarın başından günlerce kaldırılamayan, yaptığı her şeyi saniyesi saniyesine sosyal medyada  paylaşmak zorunda hisseden, telefonu elinde değilken hayatında yapacak hiçbir şey bulamayan, yaşamın gerçekliği ile bir bilgisayar oyununu birbirine karıştırarak dengeyi sağlayamayan bir nesille karşı karşıya olduğumuzu söylemek hiç de yanlış olmayacaktır. Çünkü bu cümlelere konu olan çocukları ve gençleri hayatımızın içinde kolaylıkla buluyor oluşumuz üzücü bir gerçeğe ayna olmaktadır.

Bu bağımlılıklardan herhangi birine sahip olan kişinin hayata baktığı pencere küçülür, bağımlılığı dışında kalan her şey değerini yitirmeye başlar. Sorumsuz davranışlar, öfke kontrol problemleri, mutlu olmakta güçlük çekme, iletişim kurmakta zorlanma ve iletişimden kaçınma gibi durumlar ortaya çıkarak içinden çıkılamayacak bir döngü halini alır. Hem fiziksel hem sosyal hem de psikolojik açıdan zarar görmeye başlayan bireyi bu durumdan çıkarabilmek, özellikle çocuklar ve gençler için kişisel bir gayretle beraber aile desteği de gerektirmektedir.

Ailedeki çatışmalar, kayıplar, yanlış eğilimler, ilgi eksikliği, iletişim kopukluğu; yaşamın içinde anlaşılamamışlık hissi veya arkadaş ortamındaki sosyalleşme, kabul görme, bir gruba ait hissetme çabası kişiyi bağımlılığa sürükleyen önemli faktörlerin başında gelmektedir. Bu sebeple öncelikle yapılması gereken ebeveynlerin çocuklarıyla iletişimlerini gözden geçirerek sorunun kaynağına ilişkin ipuçları bulmasıdır. Sonrasında ise bu sebebin ortadan kaldırılması adına yola çıkmak gerekmektedir. Ebeveynlerin çocuklarının arkadaş çevresiyle ve arayışları ile bağlantı kurabilmesi, desteğe hazır olduğunu göstermesi ve çocuğunu anladığını iletişimi ile hissettirmesi kontrol edebileceği alanları genişletmekte, riski azaltmaktadır. Bağımlılık ileri bir boyuta ulaştıysa veya sebebin ortadan kaldırılması güçse bu konuda bir uzman desteği almak kesinlikle önemli bir adım olacaktır.

Henüz bağımlılık problemi ile rahatsız edici biçimde karşı karşıya kalmamış olmakla beraber önlem almak isteyen veya bağımlılık boyutunun ileri safhalara ulaşmadığı kişilerde ise spor, sosyal aktiviteler, meditasyon gibi bedeni çalıştıran, zihni dinlendiren, iletişimi kuvvetlendiren, dopamin hormonunun salgılanmasına yardımcı olan etkili çözüm yollarına başvurmak gerekmektedir.

Elbette unutmamak gerekir ki, birer yetişkin olarak bu konuda çocuklara ve gençlere ışık tutmanın öncelikli şartı, kendi bağımlılıklarımıza ve karanlıklarımıza veda etmektir.

 

Psikolojik Danışman ve Rehber

Elif Pelin Turhan